<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işveren arşivleri - Turhan &amp; Turhan</title>
	<atom:link href="https://turhanturhan.com/tag/isveren-tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://turhanturhan.com/tag/isveren-tr/</link>
	<description>Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Jul 2025 23:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>PERSONEL ÜCRETLERİNDE İNDİRİM SÖZLEŞMESİ VE COVİD-19</title>
		<link>https://turhanturhan.com/2020/04/09/personel-ucretlerinde-indirim-sozlesmesi-ve-covid-19/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mnva-aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2020 16:36:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma-koşullarında-değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma-koşullarında-esaslı-değişiklik-nasıl-yapılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma-sürelerinin-azaltılması]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19-sebebiyle-ücret-indirimi-ne-oranda-olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[eşit-davranma-yükümlülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[iş-hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İş-Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin-değişikliği-kabul-etmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[işveren]]></category>
		<category><![CDATA[işverenin-çalışma-koşullarında-esaslı-değişiklik-teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[işverenin-tek-taraflı-değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[personel-ücretlerinde-indirim-sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ücret-indirim-sözleşmeleri-hazırlanırken-nelere-dikkat-edilmelidir]]></category>
		<category><![CDATA[ücretin-indirilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turhanturhan.com/?p=482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazırlayan: Av. Nihal Çavuş Bal PERSONEL ÜCRETLERİNDE İNDİRİM SÖZLEŞMESİ VE COVİD-19 Covid-19 virüs olarak da anılan yeni tip koronavirüs salgını, kamuda olduğu gibi özel sektörde de çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesi konusunu gündeme getirmiştir. Koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında, özel sektörde bazı işyerleri evden çalışma sistemine geçerken; yapılan işin niteliği gereği ya da teknik yetersizlikler sebebiyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://turhanturhan.com/2020/04/09/personel-ucretlerinde-indirim-sozlesmesi-ve-covid-19/">PERSONEL ÜCRETLERİNDE İNDİRİM SÖZLEŞMESİ VE COVİD-19</a> appeared first on <a href="https://turhanturhan.com">Turhan &amp; Turhan</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/document-agreement-documents-sign-48148-1.jpeg" alt="" class="wp-image-483" width="550" height="365" srcset="https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/document-agreement-documents-sign-48148-1.jpeg 500w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/document-agreement-documents-sign-48148-1-300x199.jpeg 300w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></figure>



<p><strong>Hazırlayan: Av. Nihal Çavuş Bal</strong></p>



<p><strong>PERSONEL
ÜCRETLERİNDE İNDİRİM SÖZLEŞMESİ VE COVİD-19</strong></p>



<p>Covid-19 virüs olarak da anılan
yeni tip koronavirüs salgını, kamuda olduğu gibi özel sektörde de çalışma
koşullarının yeniden düzenlenmesi konusunu gündeme getirmiştir. Koronavirüse
karşı alınan tedbirler kapsamında, özel sektörde bazı işyerleri evden çalışma
sistemine geçerken; yapılan işin niteliği gereği ya da teknik yetersizlikler
sebebiyle bunu yapamayan bazı işyerleri ise dönüşümlü (minimum) işçi çalıştırma,
günlük çalışma saatlerini azaltma ve benzeri çözümler ile salgının ekonomik yönden
olumsuz etkilerini, işçi çıkarmadan ve mümkün olan en az zararla atlatma
çabasındadır. Bu çalışmamızda koronavirüs salgını döneminde yapılacak işyeri çalışma
koşullarında esaslı değişiklik teşkil eden ücret indirimlerinin nasıl
gerçekleştirilmesi gerektiği ve bunun hukuki sonuçları, yasa ve içtihatlar
çerçevesinde ele alınacaktır.&nbsp; &nbsp;</p>



<p>Personel ücretlerinde indirim
sözleşmelerinin nasıl yapılacağını izah etmeden önce çalışma koşulları ve
çalışma koşullarında esaslı değişiklik kavramlarının üzerinde durulması gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi çalışma koşullarındaki değişikliğin yasal
dayanağını oluşturmaktadır. Maddedeki “<em>iş
sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve
benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı
bir değişiklik</em>” ifadesi ile kanun koyucu çalışma koşullarının iş
sözleşmesinin yanı sıra personel yönetmeliği, benzeri kaynaklar veya iş yeri uygulamasından
da doğabileceğini öngörmektedir. Yargıtay çalışma koşullarını belirleyen
faktörleri yukarıdan aşağıya doğru; Anayasa, kanunlar, toplu iş sözleşmesi,
bireysel iş sözleşmesi, personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ve işyeri
uygulamaları olarak sıralamakta<sup>1 </sup>ve iş ilişkisinden kaynaklanan ve
işin yerine getirilmesinde tabi olunan hak ve borçların tümünün “çalışma
koşulları” olarak değerlendirilmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Bu kapsamda
iş sözleşmesinin ana unsurları olan “işçinin iş görme borcu” ile bunun
karşılığında “işverenin ücret ödeme borcu” çalışma koşullarının başında
gelmektedir. Bunların dışında iş görme borcunun nerede ve ne zaman yerine getirileceği,
işyerindeki çalışma süreleri, yıllık izin süreleri, ikramiye, prim, fazla çalışma
ve benzeri ödenecek ücretin ekleri, ara dinlenmesi, evlenme, doğum, öğrenim,
gıda, maluliyet ve ölüm yardımı gibi sosyal yardımlar da çalışma koşulları arasındadır.
Ayrıca işçiye özel sağlık sigortası yapılması ya da işverence primleri ödenmek
kaydıyla bireysel emeklilik sistemine dâhil edilmesi de çalışma koşulları
kavramına dâhildir.<sup>2</sup> </p>



<p>İşyeri çalışma koşullarının ne
olduğu izah edildikten sonra üzerinde durulması gereken ikinci konu, çalışma
koşullarında yapılacak hangi değişikliklerin yasa metninde geçen “<strong>esaslı değişiklik</strong>” olarak kabul
edileceğidir. Nitekim işveren tarafından yapılan her değişiklik esaslı
değişiklik kapsamına girmemektedir. İşveren tarafından iş sözleşmesinde ana
hatlarıyla belirlenen iş görme ediminin, nerde, nasıl ve ne zaman yapılacağı, günlük&nbsp;çalışma&nbsp;süresinin
başlangıç ve bitiş saatleri, ara dinlenmesinin nasıl uygulanacağı, işyerinde
işin dağıtımına ilişkin ya da kullanılacak araç, gereç ve teknikler konusunda
verilecek bu türden talimatlar işverenin yönetim ve talimat hakkı çerçevesinde
değerlendirilir. İşverenin yönetim hakkı işyerinde düzenin sağlanmasına ve
işçinin davranışlarına yönelik talimat vermeyi de kapsar. Buna karşılık, işverenin
talimat hakkı, iş sözleşmesinin asli unsurlarını oluşturan, ücretin miktarı ve
borçlanılan&nbsp;çalışma&nbsp;süresinin kapsamına ilişkin söz konusu olamaz.
İşveren, tek taraflı olarak toplam&nbsp;çalışma&nbsp;süresini arttırmak veya
ücrete etki edecek şekilde azaltmak yetkisine sahip değildir.<sup>3 </sup></p>



<p>4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun
“Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Sözleşmesinin Feshi” başlıklı 22. maddesinde,
iş yeri koşullarında yapılacak tüm değişikliklerin değil sadece “<strong>esaslı değişikliklerin</strong>” yapılabilme
koşulları düzenlenmiştir. Uygulamada Yargıtay’ın esaslı değişiklik belirlemesi
yaparken değişikliğin <strong>işçi lehine mi
aleyhine mi olduğu</strong>, <strong>işçinin
durumunun ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı</strong>, <strong>işverenin bu değişikliği yapmakta haklı ve makul bir sebebinin olup
olmadığı</strong> hususlarını kıstas olarak aldığı görülmektedir.<sup>4</sup> Yargıtay,
bir kararında örnek olarak işçiye yapılan servis gibi aynî yardımın kaldırılıp
yerine ikamesi nakdî ödeme yapılması ya da tam tersi nakdî ücretinin kaldırılıp
ikame olarak otobüs bileti verilmesini işverenin yönetim hakkı kapsamında değerlendirerek
bu tür uygulamaların Medenî Kanun&#8217;un 2’nci maddesine aykırı olmamak koşuluyla
esaslı değişiklik sayılmayacağını, ancak yapılan sosyal yardımın, işverenin tek
taraflı kararı ile niteliği değiştirilmeden miktarının düşürülmesinin veya
ödenmemesinin esaslı değişiklik sayılacağını ifade etmektedir.<sup>5 </sup></p>



<p>Bu açıklamalar ışığında
söyleyebiliriz ki; son dönemde ülkemizde yaşanan koronavirüs salgını
dolayısıyla, çoğu işyerinde çalışma süresinin azaltılması, ücrette indirime gidilmesi
şeklinde gerçekleştirilen yeni uygulamalar, İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları
çerçevesinde “esaslı değişiklik” niteliği taşımaktadır. Koronavirüs salgının
hem işçi hem de işveren tarafında olumsuz etkilerinin olduğu şüphesizdir.
İşverenler bakımından işyeri faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi sebebiyle işverenler
ekonomik anlamda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya gelmiştir. Bu zor günlerde
işçi çıkarmak istemeyen işverenler bunun yerine bu türden uygulamalar ile
zararını en aza indirme eğiliminde olduğu gözlemlenmektedir. İşverenlerin bu
niyetle yaptığı uygulamalar iyi niyetli ve işçi lehine bir niyet taşıyor olsa
da, tek geliri ücreti olan işçinin kendisinin ve ailesinin geçimini
sağlayabilmek için bu ücrete ihtiyacı olduğu, bu bakımdan bu türden
değişikliklerin işçi aleyhine sonuçlarının da olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Bu anlamda çalışma saatlerinin azaltılması, ücrette indirime gidilmesi,
ikramiye, prim gibi ücret eklerinin ödenmemesi ve benzeri geçici nitelikteki
uygulamaların çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik oluşturabileceği
ve bu durumda işverenin bu türden değişiklikleri duyuru, ilan vb. tek taraflı
irade beyanı ile gerçekleştirmesinin mümkün olmayacağını belirtmek isteriz.</p>



<p><strong>Peki, çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik ne şekilde gerçekleştirilmelidir?</strong>
İş Kanunu’nun 22. maddesi “<em>İşveren, iş
sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve
benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı
bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle
yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü
içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi
değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli
bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu
yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini
feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21. madde hükümlerine göre dava açabilir.</em>
<em>Taraflar aralarında anlaşarak çalışma
koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe
etkili olarak yürürlüğe konulamaz.</em>” hükmünü amirdir. Kanunda benimsenen
önemli bir yenilik, işverene belirli koşullarla iş sözleşmesi veya bu
sözleşmenin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da
işyeri uygulaması ile oluşan çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapma
yetkisinin tanınmış olmasıdır.<sup>6</sup> İşveren çalışma koşullarında
değişiklik yapmak istediğinde, öncelikle bunu işçiye yazılı olarak bildirmek
zorundadır. Yazılı olarak bildirilmeyen bir değişiklik teklifinin işçi
bakımından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmaktadır. </p>



<p>İşçi değişiklik önerisini altı
işgünü içinde yazılı olarak kabul ederse, iş ilişkisi bu yeni koşullarla devam
edecektir. Görüldüğü üzere maddede işçi tarafından aynı şekilde yazılı olarak
kabul edilmeyen değişikliklerin de bağlayıcı olmayacağı öngörülmektedir. Burada
önemle belirtmek gerekir ki, Kanun işçiye değişiklik önerini değerlendirmek
üzere 6 iş günlük bir süre tanımaktadır. Bu süre emredici nitelikte olup işçiye
düşünmesi için 6 iş gününden daha az bir süre tanınamaz. Elbette işçi bu süre
bitmeden evvel işverenin teklifini kabul ettiğini veya reddettiğini açıkça
yazılı olarak bildirebilir. İşçi&nbsp;çalışma&nbsp;koşullarında&nbsp;yapılmak
istenen&nbsp;değişikliği usulüne uygun biçimde yazılı olarak ve süresi içinde
kabul ettiğinde,&nbsp;değişiklik&nbsp;sözleşmesi kurulmuş olur. Yargıtay’ın
yakın tarihli kararlarında işçinin değişikliği kabul ettiğine dair yazısının
işverene ulaşma anına kadar bu değişiklikten vazgeçmesinin mümkün olduğu
belirtilmektedir. Buna göre değişiklik işçinin kabul yazısının işverene
ulaştığı anda taraflar arasında bağlayıcılık kazanacaktır.&nbsp; Ancak işçinin değişikliği kabulü, sadece bu
işlem yönünden geçerlidir. Bir başka anlatımla işveren işçinin bir kez vermiş
olduğu değişiklik kabulünü, daha sonraki dönemlerde başka değişiklikler için
kullanamaz. </p>



<p>Diğer yandan işçinin 6 iş günlük
süre zarfında herhangi bir yanıt vermeyerek teklife sessiz kalması teklifin
kabulü değil, reddi anlamına gelmektedir. Bu noktada en tartışmalı konulardan
biri işçinin yazılı değişiklik teklifine karşı 6 iş günü içinde sessiz
kalmasına (bu bakımdan teklifi reddetmiş sayılmasına) rağmen değişiklik sonrası
fiilen çalışmayı sürdürmesi durumunda değişikliğin geçerli olup olmayacağıdır.
Yargıtay’ın bu konudaki uygulaması İş Kanunu madde 22 hükmünün emredici
nitelikte olması sebebiyle işçi değişikliğe sessiz kalıp fiilen çalışmasını
sürdürse dahi yazılı bir kabul bulunmaması sebebiyle değişikliğin geçersiz olacağı
doğrultusundadır. Örneğin bir kararında Yargıtay, davacının açık muvafakati
olmadığı halde ücretin
düşürülmesine&nbsp;sessiz&nbsp;kalıp&nbsp;çalışmaya&nbsp;devam ettiği gerekçesiyle
ücret farkı talebinin reddine karar verilmesini İş Kanunu&#8217;nun 22. maddesine
aykırı bulmuştur.<sup>7</sup> Buna karşılık Yargıtay’ın çeşitli kararlarında
azınlıkta kalan bir görüşün; bu konunun Medeni Kanun ve Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nda yer alan dürüstlük kuralı doğrultusunda çözülmesi gerektiği, yazılı
olarak bir kabul olmamakla birlikte işçinin değişikliği kuşkuya yer vermeyecek
biçimde kabul anlamına gelen davranışlar içine girmesi veya hiç sesini
çıkartmadan uzunca bir süre çalışıp değişikliğin kendisi tarafından da
benimsendiği şeklinde bir kanaat uyandırması halinde, işçinin iş akdinin
feshinden sonra sürpriz yapıp dava açarak geriye dönük olarak kaldırıldığı için
ödenmeyen bir takım alacakları talep etmesinin iyi niyet kuralları ile
bağdaşmayacağı; işçinin bu davranışının 22&#8217;nci maddenin ikinci fıkrası
anlamında çalışma koşullarında anlaşma yoluyla değişiklik olarak
değerlendirilmesi gerektiği yönünde karşı oy sunduğu görülmektedir.<sup>8</sup></p>



<p><strong>İşçi değişiklik önerisini açıkça kabul etmez ise ne olacaktır? </strong>Bu
durumda işveren değişiklik isteğinin nedenini yazılı olarak açıklamak ve
bildirim sürelerine uymak kaydıyla iş sözleşmesini feshedebilecektir. Kuşkusuz
işveren, başka bir geçerli nedene dayanarak da sözleşmeyi feshedebilir. İşçi
ise, bu Kanunun 18-22 nci maddeleri uyarınca feshin geçersizliğini öne
sürebilecektir. Ancak madde lafzında da açıkça anlaşıldığı üzere çalışma
koşullarının değiştirilmesi teklifinin işçi tarafından kabul edilmemesi haklı
nedenle fesih sebebi teşkil etmemektedir. Başka bir ifade ile işveren böyle bir
durumda değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih işçinin
yeterliliğinden, davranışlarından ve işin, işyerinin veya işletmenin
gereklerinden kaynaklanan başka bir nedene dayandığını yazılı olarak açıklamak
ve işçinin tazminatlarını ödemek suretiyle işçinin iş akdini feshedebilecektir.
Diğer yandan çalışma şartlarında yapılacak değişiklik geçmişe etkili olarak
yürürlüğe konulamayacak ve buna karşılık, belirli süreli bir iş sözleşmesi söz
konusu olduğunda, işverenin çalışma koşullarında değişiklik yapma, dolayısıyla
bu nedenle sözleşmeyi feshetme hakkı olmayacaktır.<sup>9</sup></p>



<p><strong>Maddede açıkça belirtildiği üzere, işçi ve işveren, karşılıklı anlaşarak da çalışma koşullarını her zaman değiştirebilirler.</strong> Öyleyse çalışma koşulları yukarıda izah edildiği şekilde yazılı birer icap kabul şeklinde değil de karşılıklı anlaşma şeklinde yapılması da mümkündür. Maddede anlaşmanın şekline dair bir ifade yer almamakla birlikte maddenin amacı ve Yargıtay’ın yukarıda izah edilen uygulaması gözetildiğinde anlaşmanın geçerli olabilmesi için yazılı yapılması gerektiği açıktır. Kanaatimizce mevcut iş sözleşmesinin yazılı yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, çalışma koşullarının değiştirilmesine dair anlaşmanın yazılı bir sözleşme şeklinde düzenlenmesi ve olası irade fesadı iddialarına (yanılma, aldatma, korkutma) karşı bu anlaşmanın tanıklar huzurunda ve tanıklar ile birlikte imzalanması uygun bir çözümdür. Yine bu kapsamda değişikliğin ne olduğu, ne kadar süreceği gibi hususların anlaşma metninde tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net bir şekilde kaleme alınması, ayrıca işçinin bu konuda aydınlatılmış olması, mümkün mertebe işçinin bilgilendirildiği konuların anlaşma metninde açıkça belirtilmesi de yanlış anlamaların ve irade fesadı iddialarının önüne geçilmesi için son derece önemlidir. Örneğin işçi ve işveren aralarında işçinin ücretinin 3 ay süre ile geçici olarak %20 oranında indirimli ödenmesi konusunda karşılıklı anlaşma yapmışlardır; ancak işçi anlaşmayı yaparken ücretinin indirilen kısımlarının 3 ay geçtikten sonra takip eden maaşlarına eklenerek ödeneceğini düşünmüştür ve 4 ayın sonunda fark ücret alacağının da ödenmesini talep etmiş ancak işverenin olumsuz yanıtı ile karşılaşmıştır. Konunun mahkemeye intikali durumunda, Mahkeme somut olayın özellikleri ve deliller ışığında işçinin iradesinin sakatlandığı kanaatine varırsa, yazılı anlaşmanın geçersizliği ve işveren fark ücreti faiziyle birlikte işçiye ödemesi söz konusu olabilecektir. Bu nedenle personel ücretlerinin indirilmesi sözleşmesinin titizlikle hazırlanması büyük önem arz etmektedir.</p>



<p>İşverenlerin koronavirüs
dolayısıyla yapacakları ücret indirimlerinde dikkat etmeleri gereken bir diğer
konu da kanaatimizce ücret indiriminin ne oranda yapılacağı meselesidir.
İndirim oranı konusunda yasal bir üst sınır bulunmamakla birlikte ücretin
asgari ücret tutarı altında belirlenemeyeceği şüphesizdir. Gerek icap kabul
şeklinde gerekse karşılıklı anlaşma şeklinde belirlenecek indirim oranı
tarafların ortak iradesini yansıtmalıdır, aksi durumda çalışma koşullarında
değişiklik yapıldığından bahsedilemez. Ancak bazı durumlarda işini kaybetmek
istemeyen ve mevcut ekonomik durumda başka bir iş bulma imkanı olmayan bir
işçi, işverenin teklif ettiği fahiş bir indirim oranını kabul etmek durumunda
kalabilir. Bu nedenle ücret indiriminin işverenin ekonomik sıkıntısını
rahatlatacak ancak işçiyi fazla fedakarlık yapmaya zorlamayacak, hak ve hakkaniyete
uygun, adil bir oranda belirlenmesini tavsiye etmekteyiz. Ayrıca burada işverenin,
eşit davranma yükümlülüğünü &nbsp;(eşit
değerdeki işlerde çalışan işçilere eşit çalışma koşullarını uygulama
yükümlülüğü) gözetmesi ve bu bağlamda indirim uygulanacak işçilerin ve indirim
oranları farklı olacaksa bu durumun objektif ve haklı nedenlere dayanıp dayanmadığını
titizlikle değerlendirmesi de kanaatimizce önem arz etmektedir.</p>



<p>Konuyla ilgili diğer sorularınız için bizlerle her
zaman iletişime geçebilirsiniz.</p>



<p><strong><em>E-posta: info@turhanturhan.com</em></strong></p>



<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>



<p>[1] YHGK T. 21.3.2018, E. 2015/22-1770 ve K.
2018/505 sayılı kararı.</p>



<p>[2] Y9HD. T. 27.10.2008, E. 2008/29715 ve K. 2008/28944
sayılı kararı; Y22HD. T. 11.12.2017, E. 2016/23515 ve K. 2017/28384 sayılı
kararı; Y22HD. T. 18.10.2018, E. 2017/15561 ve K. 2018/22556 sayılı kararı; YHGK
T. 19.11.2014, E. 2014/9-1567 ve K. 2014/936 sayılı kararı </p>



<p>[3] Y9HD, T. 22.4.2019, E. 2018/10340 ve K.
2019/9473 sayılı kararı.</p>



<p>[4] YHGK’nın T. 21.3.2018, E. 2015/22-1770 ve K.
2018/505 sayılı kararı; YHGK, T. 18.12.2018, E. 2015/22-2663 ve K. 2018/1953
sayılı kararı; Y9.HD T. 11.7.2008, E. 2007/23953 ve K. 2008/ 19878 sayılı
kararı, Y9HD T. 27.10.2005, E. 2005/5396 ve K. 2005/34825 sayılı kararı.</p>



<p>[5] Y9HD, T. 12.09.2018, E. 2015/21402 ve K.
2018/15587 sayılı kararı.</p>



<p>[6] Bknz. İş Kanunu Madde 22 Gerekçesi</p>



<p>[7] Y9HD, T. 12.09.2018, E. 2015/21402 ve K.
2018/15587 sayılı kararı; Y9HD, T. 24.10.2018, E. 2015/22766 ve K. 2018/19208
sayılı kararı</p>



<p>[8] Y9HD 24.10.2019, E. 2016/8232 ve K. 2019/18921 sayılı
kararı; Y9HD, T. 27.6.2018, E. 2017/8269 ve K. 2018/14028 sayılı kararı.</p>



<p>[9] Bknz. İş Kanunu Madde 22 Gerekçesi</p>
<p>The post <a href="https://turhanturhan.com/2020/04/09/personel-ucretlerinde-indirim-sozlesmesi-ve-covid-19/">PERSONEL ÜCRETLERİNDE İNDİRİM SÖZLEŞMESİ VE COVİD-19</a> appeared first on <a href="https://turhanturhan.com">Turhan &amp; Turhan</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19 ADI İLE BİLİNEN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜN İŞ HUKUKU ÜZERİNE ETKİLERİ NELERDİR?</title>
		<link>https://turhanturhan.com/2020/04/06/covid-19-adi-ile-bilinen-yeni-tip-koronavirusun-is-hukuku-uzerine-etkileri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mnva-aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2020 08:06:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[7226-sayılı-bazı-kanunlarda-değişiklik-yapılmasına-dair-kanun]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel-kriz]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlar-işe-gelmekten-kaçınma-hakkını-hangi-durumda-kullanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs-çalışan-ücretleri]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs-sebebiyle-iş-yerlerinde-alınabilecek-önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs-sebebiyle-işverenin-alacağı-önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs-sebebiyle-işverenin-gözetme-borcu]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs-ve-ücretsiz-izin]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs-ve-yıllık-ücretli-izin]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüsün-işçi-ve-işveren-açısından-etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19 ADI İLE BİLİNEN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜN İŞ HUKUKU ÜZERİNE ETKİLERİ NELERDİR]]></category>
		<category><![CDATA[dünya-sağlık-örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik-kriz]]></category>
		<category><![CDATA[evden-çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[feshin-son-çare-olması-ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş-akdinin-koronavirüs-sebebiyle-feshi]]></category>
		<category><![CDATA[iş-akdinin-zorlayıcı-nedenle-feshi]]></category>
		<category><![CDATA[İş-sağlığı-ve-güvenliği-kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[iş-sözleşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin-işe-gelmekten-kaçınma-hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[işveren]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneği]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneği-başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneği-koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneği-ne-kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneği-uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneğinden-kimler-faydalanır]]></category>
		<category><![CDATA[kısa-çalışma-ödeneğinden-yararlanmak-için-gerekli-koşullar]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sektörel-kriz]]></category>
		<category><![CDATA[telafi-çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[toplu-izin-uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-borçlar-Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz-izin]]></category>
		<category><![CDATA[uzaktan-çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni-tip-koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık-ücretli-izin]]></category>
		<category><![CDATA[zorlayıcı-nedenlerle-iş-akdinin-askıya-alınması]]></category>
		<category><![CDATA[zorlayıcı-nedenlerle-iş-akdinin-askıya-alınması-durumu-ve-fesih-hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[zorlayıcı-sebepler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turhanturhan.com/?p=473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazırlayan: Av. İrem Bayraktar COVID-19 ADI İLE BİLİNEN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜN İŞ HUKUKU ÜZERİNE ETKİLERİ NELERDİR? Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen ve Covid-19 adı ile de bilinen koronavirüs, ülkemize girişinden bu yana insanlar arasında ciddi bir hızla yayılım göstermektedir. Bu virüsün insanlar arasında bu derece hızlı yayılıyor olması ciddi birtakım problemleri de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://turhanturhan.com/2020/04/06/covid-19-adi-ile-bilinen-yeni-tip-koronavirusun-is-hukuku-uzerine-etkileri-nelerdir/">COVID-19 ADI İLE BİLİNEN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜN İŞ HUKUKU ÜZERİNE ETKİLERİ NELERDİR?</a> appeared first on <a href="https://turhanturhan.com">Turhan &amp; Turhan</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/pexels-photo-461077-1024x682.jpeg" alt="" class="wp-image-474" srcset="https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/pexels-photo-461077-1024x682.jpeg 1024w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/pexels-photo-461077-300x200.jpeg 300w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/pexels-photo-461077-768x512.jpeg 768w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/pexels-photo-461077-1536x1024.jpeg 1536w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2020/04/pexels-photo-461077.jpeg 1880w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Hazırlayan:
Av. İrem Bayraktar</strong></p>



<p><strong>COVID-19
ADI İLE BİLİNEN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜN İŞ HUKUKU ÜZERİNE ETKİLERİ NELERDİR?</strong></p>



<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen
ve Covid-19 adı ile de bilinen koronavirüs, ülkemize girişinden bu yana
insanlar arasında ciddi bir hızla yayılım göstermektedir. Bu virüsün insanlar
arasında bu derece hızlı yayılıyor olması ciddi birtakım problemleri de
beraberinde getirmekte ve bunlara karşı ivedilikle önlem alınması ihtiyacını
doğurmaktadır. Bu yazımızda Covid-19’un İş Hukuku’na etkileri ile işyerlerinde
alınabilecek önlemler işçi ve işveren açısından değerlendirilecektir.</p>



<p>İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Borçlar
Kanunu hükümleri, işverenlere çalışanlarını en geniş anlamıyla gözetme (koruma)
yükümlülüğü getirmektedir. Bu kapsamda işveren hizmet ilişkisinde işçinin
kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun
bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize
uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri
için gerekli önlemleri almakla yükümlü olmasının yanı sıra işyerinde iş sağlığı
ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve
gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda
alınan her türlü önleme uymakla da yükümlüdür. Buna karşılık işçiler de,
işveren tarafından işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla
ilgili yaptığı genel düzenlemelere ve verdiği özel talimatlara dürüstlük
kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar.</p>



<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İşverenin genel
yükümlülüğü” başlıklı 4/1 maddesi uyarınca; işveren çalışanların işle ilgili
sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü çerçevesinde; </p>



<p>a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi
dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve
gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun
hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapmak,</p>



<p>b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine
uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlamak,</p>



<p>c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırmak,</p>



<p>ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik
yönünden işe uygunluğunu göz önüne almak ve</p>



<p>d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki
çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli
tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu tedbirleri günümüzün mücadelesi olan Covid-19
ile somutlaştırmak gerekirse; işveren tarafından çalışanlara koronavirüs
hakkında eğitimler verilmeli, konu ile ilgili el broşürleri hazırlanmalı, konu
hakkında alınan önlemler ile ilgili bilgiler verilmeli, çalışanların bir arada
bulunduğu ortamların ve ortak kullanıma tahsis edilen yerler örneğin tuvalet,
yemekhane, kantin gibi alanların hijyeni düzenli olarak gün içinde sağlanmalı
ve iş yeri düzenli olarak havalandırılmalı, her çalışana koronavirüsten
korunmayı sağlayıcı ekipmanlar sağlanmalıdır. </p>



<p><strong>Çalışanlar İşe Gelmekten Kaçınma Hakkını Hangi Durumda
Kullanabilir?</strong></p>



<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca; işyerinde ciddi ve yakın
tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı
işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli
tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen
toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder.
Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir. Kurul veya
işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli
tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan
kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer
hakları saklıdır. Diğer bir deyişle işveren tarafından iş durdurulsa dahi maaş
ödemesi yapılmak zorundadır. İşverenin çalışanlara ücretsiz izin seçeneği
sunması, varsa ücretli izin kullandırması, yapılacak işin niteliğine göre evden
çalışma yapılması veya tehlikenin sona ermesi ile birlikte telafi çalışması
yaptırılması da söz konusu olabilecektir. </p>



<p>Diğer yandan çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu
durumlarda az önce sayılan usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya
tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gidebilir. Çalışanların
bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz.</p>



<p><strong>Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanmak için Gerekli Koşullar</strong></p>



<p>Kısa çalışma ödeneği; genel ekonomik sektörel, bölgesel
kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin en az 1/3 oranında
azaltılması ya da faaliyetin en az 4 (dört) hafta süre ile durdurulması
hallerinde, işyerinde 3 (üç) ayı aşmamak üzere (Cumhurbaşkanı kararnamesi ile
bu süre 6 aya kadar uzatılabilmektedir) sigortalılara çalışamadıkları süre
zarfında gelir desteği sağlayan bir uygulamadır. </p>



<p>Kısa Çalışma Ödeneğinden
yararlanabilecek işçinin; &nbsp;30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere,
yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa
çalışma başvuruları için, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün
hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde&nbsp;&nbsp;450 gün sigortalı
olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması gerekmektedir. Bu koşulu
taşımayanlar için ise kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği
hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam
edecektir.&nbsp;Kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için iş yerinde
kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci
fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler&nbsp;<em>(&#8220;işçinin
tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde
çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda&#8221;)&nbsp;</em>hariç
olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekmektedir.</p>



<p>Kısa çalışma başvurusu İşveren tarafından İŞKUR’un
elektronik posta adresine yapılmaktadır. Başvuruda, işyerinde çalışma süresinin
azaltıldığını ve/veya faaliyetin kısmen/tamamen durduğunu ortaya koyan belgeler
sunulması gerekmektedir. Örneğin;&nbsp;ücret bordroları, puantaj kayıtları,
üretimin, hizmetin ve/veya ihracatın azaldığına, siparişlerin ve/veya
sözleşmelerin iptal edildiğine dair vb. belgeler.&nbsp;Yapılan bu başvurunun İş
Müfettişleri tarafından incelenerek uygun bulunması halinde başvuruda bulunanın
elektronik posta adresine bildirilmektedir.&nbsp;Başvurular,
başvuruda bulunulan tarihten itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılmaktadır.
İşveren de durumu, işyerinde işçilerin görebileceği bir yerde ilan etmeli ve
varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına bildirmelidir. İlan yoluyla
işçilere duyuru yapılamadığı durumlarda, kısa çalışmaya tabi işçilere yazılı
bildirim yapılır.</p>



<p>Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son 12
(oniki) aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama
brüt kazancının % 60’ıdır. Kısa çalışma ödeneği hesaplanırken işçinin son 12
aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük brüt ücreti esas
alınmaktadır. Bu nedenle hesaplanan rakam işçiden işçiye göre değişiklik
gösterebilmektedir. Bu şekilde hesaplanan günlük brüt ücretin %60&#8217;ı günlük kısa
çalışma ödeneği miktarını oluşturmaktadır ve ayın 5’inde işçiye ödenmektedir.
Her halde işçiye ödenecek olan ücret,&nbsp;aylık
asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemeyecektir.&nbsp;İşveren
işçilerin çalışma sürelerinde önemli ölçüde azalma yapabileceği gibi, işçiyi
hiç çalıştırmaması da mümkündür. Çalıştırmama halinde iş sözleşmesi askıya
alınmış olacağından işçiye maaş ödemesi de yapılmayacaktır. Ancak çalışma
süresinin azaltıldığı durumda çalışılan süreye tekabül eden ücret işçiye
ödenecektir.</p>



<p><strong>Çalışanın
Ücretli İzin Kullanması Hali</strong></p>



<p>Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin (‘’Yönetmelik’’) “İzin İsteği
ve Verilmesi” başlıklı 8’inci maddesi uyarınca işveren, çalışanın yıllık izin
kullanımı talebi ile bağlı değildir. Yukarıdaki açıklamalarımız kapsamında,
işverenin Koronavirüs’ün etkileri sebebiyle çalışanlara ücretli izin
kullandırması hukuka uygundur. Bununla birlikte, kullandırılan yıllık ücretli
izinlerin çalışanların yıllık izinlerinden mahsup edilmesi gerekecektir.
Koronavirüs etkisi sebebiyle, işverenlerin Yönetmelik’in “Toplu İzin” başlıklı
11. maddesi doğrultusunda çalışanlara toplu izin kullandırması da söz konusu
olabilecektir. </p>



<p><em>“Toplu
izin uygulanması halinde işveren veya işveren vekili, işyerinin korunması,
işyerindeki araç, gereç, donatım veya makinelerin bakımı, hazırlanması, temizlenmesi
veya güvenliğinin sağlanması gibi zorunlu durumlar için yeter sayıda işçiyi
toplu izin dışında tutabilir. Bu durumda olanların yıllık izinleri toplu izin
döneminden önce veya sonra diledikleri tarihte verilir.&#8221;</em><em></em></p>



<p><strong>Çalışanın Ücretsiz İzin Kullanma Usulü </strong></p>



<p>İşçi ve işveren aralarında anlaşarak her zaman ücretsiz
izin uygulayabilir. Diğer yandan ücretsiz izin işveren tarafından
önerilebileceği gibi, işçi tarafından da teklif edilebilir. Ücretsiz izin
teklifinin işçi tarafından yapılması halinde ise talep edilen ücretsiz izne
ilişkin sebep makul, süre ise geçici olmalıdır. Bu kapsamda, dünya çapında
etkili olan Covid-19 virüsünün yayılma hızı ve etkileri göz önüne alınarak,
işçinin sağlığına yönelik endişelerinin makul sebep teşkil edeceği ileri
sürülebilmektedir.</p>



<p>İşveren tarafından yapılacak teklifin ise İş Kanunu’nun 22.
maddesi uyarınca yazılı olarak yapılması ve bu teklifin işçi tarafından altı iş
günü içinde yazılı olarak kabul edilmesi gerekir, aksi takdirde yazılı olarak
kabul edilmeyen ücretsiz izin talebi işçiyi bağlamaz. Ayrıca bu teklifin
işveren tarafından yapılması durumunda bunun son çare olarak ele alınıp
alınmadığı önem kazanacak ve işçi hiçbir surette, bu opsiyonu kabul etmesi için
zorlanamayacaktır. Ücretsiz izin uygulamasında işçinin onayının yazılı olarak alınmasının
yanı sıra makul bir sürenin belirtilmesi de önem kazanmaktadır.</p>



<p><strong>Telafi
Çalışması </strong></p>



<p>4857 sayılı İş Kanunu’nun 64.
maddesinde telafi çalışması düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre zorunlu
nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra
işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma
sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da
işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren çalışılmayan
süreler için telafi çalışması yaptırabilmektedir. 26 Mart 2020 tarihli 31080
sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 43. Maddesinde telafi çalışmasına yönelik
değişikliğe gidilmiş ve önceden, tatili izleyen 2 ay içinde telafi çalışması yapılması
gerekirken ilgili değişiklik ile bu süre 4 aya çıkarılmıştır. Ayrıca
Cumhurbaşkanı’nın bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkili olduğu şeklinde
ekleme yapılmıştır. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma
sayılmamaktadır. Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak
koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde de telafi çalışması
yaptırılmamaktadır.</p>



<p><strong>Uzaktan Çalışma</strong></p>



<p>İş Kanunu’nun “Çağrı Üzerine Çalışma
ve Uzaktan Çalışma” başlıklı 14’üncü maddesinde; <em>“Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş
organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim
araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak
kurulan iş ilişkisidir.”</em> şeklinde ifade edilmiştir. Bu çerçevede işveren,
uzaktan çalışmaya uygun olan çalışanlarının işe gelmeden çalışmalarını talep
edebilecektir. Uzaktan çalışma prosedürü uygulanmadan önce öncelikle işyerinde
ilan yapılması, uzaktan çalışma yapılacak sürelerin ve çalışma şeklinin ilanda
belirtilmesi gerekmekte olup, çalışanlardan yazılı bir muvafakat alınması
hususu önem arz etmektedir.</p>



<p><strong>Zorlayıcı Nedenlerle İş
Akdinin Askıya Alınması Durumu ve Fesih Hakkı </strong></p>



<p>Koronavirüs sebebiyle, sokağa çıkma yasağı, karantina, yurtdışı
çıkış yasağı gibi resmi önlemler alınır ise bu durum İş Kanunu’nun 24 ve
25’inci maddelerinin 3 numaralı bentlerinde bahsedilen zorlayıcı sebeplere
girecektir. Böyle bir durumda İş Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde;<em> ‘’24 ve 25’inci maddelerin (III) numaralı
bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya
çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için
yarım ücret ödenir.’’ </em>şeklinde ifade edildiği üzere çalışanlara bir haftaya
kadar her gün için yarım ücret ödemesi yapılır. Salgın hastalık gibi zorlayıcı
nedenlerin bir haftadan uzun sürmesi durumunda çalışanın işyerine gelmesinin
mümkün olmaması nedeniyle, işverenin çalışanın iş akdini, İş Kanunu 25/III
gereği haklı nedenle feshetme hakkı mevcuttur. Bu halde eğer hak etmişse işçiye
kıdem tazminatı ödenecektir. İşveren, bir haftalık sürenin sonunda, isterse
fesih hakkını kullanmayarak zorlayıcı sebebin ortadan kalkmasını bekleyebilir.
Ancak bu süre zarfında işçiye herhangi bir ücret ödemekle yükümlü değildir.
Ancak, zorlayıcı sebebin son bulması durumda işçi çalışmaya devam etmek ister
ise, işveren de işçiyi çalıştırmak durumundadır. Zorlayıcı sebep hallerinde
işveren işçi çıkarma yerine, işçilerin geçici bir şekilde izne çıkartılması ve
kısa çalışma ödeneği verilmesi imkanından yararlanabilir. <strong></strong></p>



<p><strong>Değerlendirmelerimiz</strong></p>



<p>Bu yazımızda Covid-19 salgını sebebiyle alınan önlemler
çerçevesinde işverenin yükümlülükleri ile işçinin hakları ele alınmıştır. İşverenin
işçiyi gözetme borcu kapsamında, Covid-19 sebebiyle yaşanan bu sürecin
olumsuz etkilerini azaltmak adına, yapılan işin elvermesi durumunda uzaktan
çalışma, telafi çalışması veya yıllık ücretli izin uygulamaları gibi önlemlere
başvurulması gerekmektedir. </p>



<p>Sayılan bu hallerin işyerinde uygulanması mümkün değil ve aynı
zamanda işyerinde çalışmanın devamlılığının zorunlu olduğu hallerde ise,
işveren işyerinde çalışanlara virüs hakkında eğitimler vermeli, virüs hakkında
alınan önlemlerle ilgili çalışanlar bilgilendirilmeli, işyerinde çalışanların
bir arada bulunduğu ortak kullanıma tahsis edilen (örneğin; yemekhane,
tuvaletler vs.) alanların hijyeni devamlı suretle sağlanmalı, çalışanlara dezenfektan,
kolonya, maske gibi koruyucu ekipmanlar sağlanmalıdır. Ayrıca kullanılan
maskelerin olabilecek en hijyenik şekilde ortadan kaldırılması için tıbbi atık
kutusunun da bulundurulması gerekmektedir.</p>



<p>Bu kapsamda İş Hukukunda hakim olan feshin son çare olması ilkesi
gereği işçinin de rızasıyla ücretsiz izin uygulamasının değerlendirilmesi yahut
kısa çalışma ödeneğine başvurulması tavsiye edilmektedir. Aksi halde yukarıda
saymış olduğumuz tedbirler uygulanmaksızın işçinin iş akdinin işveren
tarafından feshedilmesi durumda işçilerin işe iade davası açmaları, akabinde
işçinin işe başlatılmaması halinde ise ihbar ve kıdem tazminatlarını tahsil
etme yoluna gidebilecekleri kuvvetle muhtemeldir.</p>



<p>Konuyla ilgili diğer sorularınız için
bizlerle her zaman iletişime geçebilirsiniz.</p>



<p><strong><em>E-posta: info@turhanturhan.com</em></strong></p>
<p>The post <a href="https://turhanturhan.com/2020/04/06/covid-19-adi-ile-bilinen-yeni-tip-koronavirusun-is-hukuku-uzerine-etkileri-nelerdir/">COVID-19 ADI İLE BİLİNEN YENİ TİP KORONAVİRÜSÜN İŞ HUKUKU ÜZERİNE ETKİLERİ NELERDİR?</a> appeared first on <a href="https://turhanturhan.com">Turhan &amp; Turhan</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
