<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dürüstlük-kuralı arşivleri - Turhan &amp; Turhan</title>
	<atom:link href="https://turhanturhan.com/tag/durustluk-kurali-tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://turhanturhan.com/tag/durustluk-kurali-tr/</link>
	<description>Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Jul 2025 23:25:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>İŞ ÜRÜNÜ VE BAŞKALARININ İŞ ÜRÜNÜNDEN YETKİSİZ YARARLANMAK SURETİYLE HAKSIZ REKABET EYLEMLERİ</title>
		<link>https://turhanturhan.com/2020/04/22/is-urunu-ve-baskalarinin-is-urununden-yetkisiz-yararlanmak-suretiyle-haksiz-rekabet-eylemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mnva-aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2020 14:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[6102-sayılı-Türk-Ticaret-Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[6762-sayılı-mülga-Türk-Ticaret-Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Aroma-profili-iş-ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[Başkalarının-iş ürünlerinden-yetkisiz-yararlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Başkalarının-iş-ürününden-yararlanmanın-hukuki-ve-cezai-sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının-iş-ürününden-yetkisiz-yararlananın-cezai-sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Başkalarının-iş-ürününden-yetkisiz-yararlananın-hukuki-sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[başkasının-iş-ürününden-yetkisiz-yararlanma-suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Devredilen-iş-ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[dürüstlük-kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[Emanet-edilen-iş-ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[Emek-ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eski-hale-iade-davası]]></category>
		<category><![CDATA[fiili-zarar]]></category>
		<category><![CDATA[Fiili-zarar-elde-edilmesi-mümkün-görülen-menfaat]]></category>
		<category><![CDATA[Haksız-rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[haksız-rekabet-ceza-davası]]></category>
		<category><![CDATA[Haksız-rekabet-hukuk-davaları-kusur-şartı]]></category>
		<category><![CDATA[haksız-rekabet-sebebiyle-ihtiyati-tedbir]]></category>
		<category><![CDATA[haksız-rekabet-şikayeti]]></category>
		<category><![CDATA[haksız-rekabet-suçu]]></category>
		<category><![CDATA[iş-ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[İş-ürünü-nedir]]></category>
		<category><![CDATA[iş-ürünü-yetkisiz-yararlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Maddi-tazminat-davası]]></category>
		<category><![CDATA[maddi-tazminat-davasında-zararın-ispatı]]></category>
		<category><![CDATA[Maddi-tazminat-kusur-şartı]]></category>
		<category><![CDATA[Manevi-tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[manevi-zarar-talebi]]></category>
		<category><![CDATA[men-davası]]></category>
		<category><![CDATA[Tespit-davası]]></category>
		<category><![CDATA[Tevdi-edilen-iş-ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[TTK-madde-55/1-c]]></category>
		<category><![CDATA[TTK-madde-55/1-c-gerekçe]]></category>
		<category><![CDATA[TTk-madde-56-davalar]]></category>
		<category><![CDATA[TTk-madde-61-ihtiyati tedbir-talebi]]></category>
		<category><![CDATA[TTK-madde-62/1]]></category>
		<category><![CDATA[üretime-hazırlık-taslaklar-iş-ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünün-imhasına-hükmedilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yoksun-kalınan-kar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turhanturhan.com/?p=522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazırlayan: Stj. Av. Bahar Kıraç İŞ ÜRÜNÜ VE BAŞKALARININ İŞ ÜRÜNÜNDEN YETKİSİZ YARARLANMAK SURETİYLE HAKSIZ REKABET EYLEMLERİ ÖZET 01 Temmuz 2012 yılında yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ile haksız rekabete ilişkin olarak ticari hayattaki gelişmeler doğrultusunda, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nda yer almayan yeni düzenlemeler yapılmış, uygulamada sıklıkla karşılaşılan ticari uygulamalar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://turhanturhan.com/2020/04/22/is-urunu-ve-baskalarinin-is-urununden-yetkisiz-yararlanmak-suretiyle-haksiz-rekabet-eylemleri/">İŞ ÜRÜNÜ VE BAŞKALARININ İŞ ÜRÜNÜNDEN YETKİSİZ YARARLANMAK SURETİYLE HAKSIZ REKABET EYLEMLERİ</a> appeared first on <a href="https://turhanturhan.com">Turhan &amp; Turhan</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="740" src="https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2018/04/1920agreement-businessman-close-up-872957-1024x740.jpg" alt="" class="wp-image-321" srcset="https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2018/04/1920agreement-businessman-close-up-872957-1024x740.jpg 1024w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2018/04/1920agreement-businessman-close-up-872957-300x217.jpg 300w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2018/04/1920agreement-businessman-close-up-872957-768x555.jpg 768w, https://turhanturhan.com/wp-content/uploads/2018/04/1920agreement-businessman-close-up-872957.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Hazırlayan: Stj. Av. Bahar Kıraç</strong></p>



<p><strong>İŞ ÜRÜNÜ VE
BAŞKALARININ İŞ ÜRÜNÜNDEN YETKİSİZ YARARLANMAK SURETİYLE HAKSIZ REKABET
EYLEMLERİ</strong></p>



<p><strong>ÖZET</strong></p>



<p>01
Temmuz 2012 yılında yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ile
haksız rekabete ilişkin olarak ticari hayattaki gelişmeler doğrultusunda, 6762 sayılı
mülga Türk Ticaret Kanunu’nda yer almayan yeni düzenlemeler yapılmış,
uygulamada sıklıkla karşılaşılan ticari uygulamalar gözetilerek haksız rekabet
hükümleri genişletilmiş ve geliştirilmiştir. 6762 sayılı mülga Türk Ticaret
Kanunu’nda yer almayan düzenlemelerden biri de TTK madde 55/1-c bendindeki
“başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma” hükmüdür. Bu hüküm “iş ürünü”
kavramının konu edildiği ve koruma altına alındığı 6102 sayılı TTK’da yer alan
tek düzenleme değildir. Örneğin, mülga TTK madde 57/5’de ve yürürlükteki TTK
madde 55/1’in a bendinde de iş ürünü kavramına yer verilmiştir. TTK madde 55/1-c
hükmü, iş ürünlerine ilişkin yetkisiz yararlanmalar sonucunda vuku bulan haksız
rekabet hallerine ilişkin özel hükümdür. Bu bahisle 6762 sayılı mülga TTK’da
yer almayan ancak yeni kanunla düzenlenmiş özel hüküm olması dolayısıyla bu
çalışmamızda iş ürününe ilişkin açıklamalar ve örneklemeler 55/1-c bendi
kapsamında yapılacak olup, bent kapsamındaki haksız rekabete ilişkin hukuki ve
cezai sonuçları kısaca açıklanacaktır. </p>



<p><strong>GENEL OLARAK</strong></p>



<p>6102
sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve 63. maddeleri arasında düzenlenmiş olan haksız
rekabet hükümlerinin amacı “Amaç ve İlke” başlıklı 54. madde ile belirtildiği üzere
bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. TTK’da
yer alan haksız rekabet hükümlerinin kaynağı da 1986 tarihli İsviçre Haksız
Rekabet Kanunu’dur. Haksız rekabete ilişkin amaç
ve ilkeyi öngören&nbsp;TTK 54 ile haksız rekabet kabul edilen dürüstlük
kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaların bir listesini içeren&nbsp;TTK
madde 55 hükümleri, tamamen İsviçre’nin 1986 tarihli Haksız Rekabet Kanunundan
tercüme edilerek TTK’ya aktarılmıştır.<a href="#_ftn1">[1]</a></p>



<p>TTK
madde 54 genel hüküm niteliğini haiz iken özel hüküm niteliğini haiz TTK madde
55’de ise madde gerekçesinde de belirtildiği üzere dürüstlük kuralına aykırılık
teşkil eden davranış ve uygulamaların yüksek yargı kararlarına göre en çok
rastlanılan halleri düzenlenmiştir.<a href="#_ftn2">[2]</a> TTK madde 55’de “dürüstlük
kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” başlığı altında 6 tane (başlıca)
haksız rekabet hali sayılmıştır. Bu haller kısaca şunlardır: “<em>(a) dürüstlük
kurallarına aykırı reklâm ve satış yöntemleri ve diğer hukuka aykırı
davranışlar, (b) sözleşmeyi ihlâle ve sona erdirmeye yöneltmeler, (c)
başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, (d) üretim ve iş sırlarını
hukuka aykırı olarak ifşa etme, (e) iş şartlarına uymama ve (f) dürüstlük
kurallarına aykırı işlem şartları kullanma”.</em></p>



<p>Dürüstlük
kuralına aykırılık teşkil eden davranış ve uygulamalardan biri de c bendinde
yer alan “başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma” halidir. 6102
sayılı yeni TTK’da yer alan haksız rekabete ilişkin 55/1-c hükmünde yer alan
“başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma” nın temelinde “emek ilkesi”
yatmaktadır. Bu ilke rekabet özgürlüğü ve ticaret serbestisi gözetilerek ticari
hayatta herkesin emeğiyle orantılı olarak dürüstlük ve ahlak kurallarına uygun
şekilde kazanç elde edilmesi olarak ifade edilebilir. Nitekim c bendine ilişkin
madde gerekçesinde hükmün emek ilkesinin genişletilmiş uygulaması olduğu ifade
edilmiştir.<a href="#_ftn3">[3]</a></p>



<p><strong>I. TTK
madde 55/1-c hükmü bağlamında korunan değer: İş Ürünü</strong></p>



<p>İş ürünü, fikri mülkiyet
hukuku düzenlemeleri ile özel olarak korunmayan zihni bir çaba ve/ veya belirli
maddi harcamaların sonucu olarak tanımlanabilir.<a href="#_ftn4">[4]</a> Kanunda
c bendinde “teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürünü” ifadesi kullanılmıştır. Burada
yer alan iş ürünleri örnek kabilinden sayılmış olup, kanunda yer alan “gibi”
ibaresinden bentteki örneklerin sınırlı sayı ilkesi (numerus clausus)
gözetilerek sayılmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla fikri mülkiyet hakları
kapsamında değerlendirmeye dahil edilemeyen, her türden emek harcanan, sahibinin
rızası dışında ticari amaçlarla yetkisiz ve haksız şekilde yararlanılan iş
ürünleri de bu hüküm çerçevesinde değerlendirilebilir. Hükmün uygulama alanına
girebilecek iş ürünlerine örnek olarak kumaş deseni, bir evin kaba mimari
çizimi, fabrika işletmesine ait masraf döküm listesi, yol tarifleri, kol
saatlerine ait ürün çizimleri, eser niteliğini haiz olmayan bir
resmin/fotoğrafın scanner/fotokopi makinesi yardımı ile çoğaltılarak başkaları
tarafından satılması<a href="#_ftn5">[5]</a>, iş akış şemaları,
problem analizleri, üretim hazırlık çalışmalarına ilişkin taslaklar<a href="#_ftn6">[6]</a>, hesap formülleri, gıda
endüstrisinde üreticiler tarafından ürün içeriklerinde kullanılan aromalara
özgü aroma profillerinin belirlenmesi, müşterilere özgü geliştirilmiş muhtelif
sektörlere ait projeler ve benzeri hüküm kapsamında korunmaya değer iş ürünü
olarak değerlendirilecektir.</p>



<p>İş
ürünleri, sahibinin izni olmadıkça hiçbir surette kullanılamaz. İş ürününün
sahibi iş ürününü emekleri sonucu meydana getiren, geliştiren ve belirleyendir.
İş ürününün “iş ürününün sahibi tarafından” yazılı veya sözlü sözleşme ilişkisi
kapsamında gerçek veya tüzel kişilerle paylaşıldığı hallerde, aralarındaki iş
ilişkisi ne olursa olsun bu paylaşım sonucu iş ürününü gören veya elde eden
gerçek veya tüzel kişilerin iş ürününü sahibinin rızası hilafına kullanması, iş
ürünü üzerinde tasarrufta bulunması (üretim yapması, kiralaması, kullanması
dahil her neviden bir tasarrufta bulunması TTK madde 55.1.c hükmünün ihlali
anlamına gelir. İş ürününün sahibinin rızası dışında kullanılması haksız
rekabettir. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesi, iş ürününün “iş
ürünü sahibinin” rızası dışında kullanılmaması sonucunu doğuracaktır. </p>



<p>Örneğin
bir tarafta üretici bir firma ve diğer tarafta dağıtıcı bir firma arasında
kurulan bir tek satıcılık ilişkisi düşünelim. Böyle bir durumda da üretici,
aralarındaki ticari ilişki özelinde meydana getirilmiş olsa dahi, dağıtıcının
geliştirdiği bir iş ürününü dağıtıcının rızası hilafına kullanamaz veya aynı
şekilde dağıtıcı da üreticinin geliştirdiği iş ürününü onun rızası hilafına
kullanamaz. Emek harcanarak meydana getirilen teklifler, aroma profilleri,
hesaplar, formüller, planlar iş ilişkisi sona ersin veya ermesin iş ürünü
niteliğini haiz olup sahibinin rızası hilafına kullanılmamalıdır. Aksi halde
dürüst rekabetin bozulmuş olması neticesinde haksız rekabet doğmuş olacaktır.
İş ürünü emek harcayan, az çok bu iş ürünü için yatırım yapan tarafın emeğinin
korunmasını amaçlamaktadır. İş ürününün, sahibinin rızası hilafında kullanılmasının
TTK uyarınca fevkalade ağır hukuki ve cezai müeyyideleri bulunmaktadır. </p>



<p><strong>II. Başkalarının </strong>İ<strong>ş Ürünlerinden Yetkisiz Yararlanma (TTK
madde 55/1-c)</strong></p>



<p>İş
ürünlerini konu eden TTK madde 55/1-c hükmü, mülga Türk Ticaret Kanunu’ndaki önemli
bir boşluğu dolduran yeni bir hükümdür. Bu yeni hüküm ile birlikte fikri
mülkiyet hukuku kapsamında değerlendirilemeyen ve/veya özel hüküm çerçevesinde
korunmayan fikri veya maddi anlamda emek sarf edilerek hazırlanmış, meydana
getirilmiş iş ürünlerinin korunmaya değer olduğu kabul edilmiştir. &nbsp;Buna göre;</p>



<p><em>“c-Başkalarının iş
ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;</em><em></em></p>



<p><em>1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap
veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,</em></p>



<p><em>2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya
plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş
veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,</em></p>



<p><em>3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın
başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma
yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.”</em>&nbsp; </p>



<p>haksız
rekabet teşkil edecektir.</p>



<p>Kanundaki
düzenleme doğrultusunda kısaca emanet edilmesi, tevdi edilmesi veya devralınması
bağlamında ticari amaçlarla serbest bir şekilde dürüstlük kuralına aykırılık
teşkil eden yetkisiz yararlanmalara karşı hukuki koruma sağlanma amacı söz konusudur.<a href="#_ftn7">[7]</a> Bu husus madde
gerekçesinde yer alan şu ifadeden de açıkça anlaşılmaktadır: &nbsp;“…<em>Hüküm başkalarının emeğinden, iş, sonuç ve deneyimleri
haklı olmayan yararlanmaları önlemeyi amaçlamaktadır. Hükümdeki yararlanma,
ekonomik yarar elde etmeyi, başkasının emeğiyle haklı olmadığı halde sonuç
almayı ifade etmekted</em>ir.” Ayrıca TTK
madde 55/1-c. de yer alan ilk iki alt bent iş ürünlerinin sözleşmesel veya
sözleşme öncesi güven ilişkisi çerçevesinde korunmasına ilişkindir.<a href="#_ftn8">[8]</a> Dolayısıyla bahsi geçen sözleşmenin
yazılı olması şart değildir. Yazılı olmayan iş ilişkileri de kapsam
dahilindedir. </p>



<p>Yukarıda iş ürünü
kavramı ele alınırken izah edildiği üzere TTK madde 55/1-c hükmü, hâlihazırda
özel kanunlarla korunan fikrî mülkiyet haklarını kapsamamaktadır. Burada
hukuken özel olarak korunmayan ancak, iş, faaliyet, üretim vs. yönünden önem
taşı­yan, teklif, hesap, plan gibi ürünler haksız rekabet hükümleri altında
hukuken koruma altına alınmıştır.</p>



<p>Bu bağlamda c
bendinin ilk alt bendinde iş ürününün sahibinin rızası kapsamında başka
kişilere emanet edilmiş olması bakımından, iş ürününün sahibi dışındakiler tarafından
elde tutulması noktasında hukuki aykırılık bulunmamaktadır. Ancak burada iş
ürününü elinde tutanlar tarafından dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek
şekilde, emanet eden kişinin rızası dışında ticari kaygı güdülerek haksız bir
şekilde tasarrufta bulunulmasının önüne geçmek amaçlanmıştır. TTK madde
55/1-c.2 hükmünde ise c bendindeki ilk alt bende benzer şekilde düzenleme
yapılmıştır. Bu alt bentte dikkat çekilmesi gereken farklılık ise&nbsp; iş
ürününün sahibinden doğrudan edinilmeksizin başkaları tarafından tevdi edilmesi
ve sağlanmasıdır. Ayrıca iş ürününün bir kişiye yetkisiz şekilde tevdi edilmesi
veya sağlanmış olunmasının bilinmesi gereklidir ancak bu konuda bilgi sahibi
olması gerektiği de yeterli görülmüştür. İş ürününün korunmasına ilişkin olarak
düzenlenmiş olan c bendinin son alt bendinde ise iş ürünü üzerinde uygun bir
katkısı bulunmaksızın pazarlanmaya hazır ürünün teknik çoğaltma yöntemleriyle
devir alınması ve bunlardan haksız ve yetkisiz bir şekilde yararlanılması hüküm
altına alınmıştır. Dolayısıyla TTK madde 55/1-c bendinde hüküm altına alınmış
olan yararlanma kavramının özellikle ilk iki alt bent noktasında iş ürününden
sınırsız bir yararlanma olmadığı sonucuna da varılmaktadır.</p>



<p>TTK madde 55/1-c.2
de ise iş ürününden haksız ve yetkisiz yararlanan kişinin bu hususu bilmesi
gereklidir ancak hükümde bilinmesinin gerekli olduğu yeterli kabul edilmiştir.
Bu husus mezkur alt bent kapsamındaki yararlanmanın tacir, tacir sayılan veya
tacir gibi sorumlu olan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olması bakımından
önem arz etmektedir. Zira TTK madde 18/2 uyarınca tacir sıfatını haiz olan
kişilerin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi
hareket etmesi hüküm altına alınmıştır. Bahsi geçen tacir sıfatını haiz
kişilerin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü söz konusu olduğundan TTK
madde 55/1-c.2 kapsamında bu kişilerin TTK madde 18/2’ de yükümlülüğü de&nbsp; göz önünde bulundurulmalıdır.<a href="#_ftn9">[9]</a></p>



<p><strong>III. BAŞKALARININ İŞ ÜRÜNLERİNDEN YETKİSİZ YARARLANMANIN HUKUKİ VE CEZAİ SONUÇLARI</strong></p>



<p><strong>Başkalarının İş Ürününden Yetkisiz Yararlananın Hukuki Sorumluluğu</strong></p>



<p>Haksız rekabet sebebiyle açılabilecek hukuk davaları TTK m.56’da belirtilmiştir. Bunlar sırasıyla tespit davası, men davası, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması davası (eski hale iade), maddi ve manevi tazminat davasıdır.<a href="#_ftn10">[10]</a> Ayrıca haksız rekabet nedeniyle TTK m.61’ de özel olarak düzenlenmiş olan ihtiyati tedbir talebine başvurulabilir, geçici koruma türlerinden biri olan “delil tespiti” talep edilebilir<a href="#_ftn11">[11]</a>.</p>



<p>TTK
madde 56 şu şekildedir:</p>



<p><strong><em>“I. Çeşitli Davalar</em></strong></p>



<p><strong><em>&nbsp;MADDE 56-&nbsp;</em></strong><em>(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri,
kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri
zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;</em></p>



<p><em>a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,</em></p>



<p><em>b) Haksız rekabetin men’ini,</em></p>



<p><em>c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi
durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla
yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz
ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,</em></p>



<p><em>d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,</em></p>



<p><em>e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde
öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini,</em></p>



<p><em>isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi
hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi
mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.</em></p>



<p><em>(2)<strong>&nbsp;</strong>Ekonomik çıkarları zarar gören
veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki
davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler.</em></p>



<p><em>(3)<strong>&nbsp;</strong>Ticaret ve sanayi odaları,
esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini
korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine
göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla
kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde
yazılı davaları açabilirler.</em></p>



<p><em>(4)Bir kimse aleyhine
birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız
rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla
elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur.”</em></p>



<p>Hukuki
sorumluluk bahsinde değinilmesi gereken bir husus da açılabilecek tespit
davası, men davası ve eski hale iade davası bakımından kusurun varlığı dava
şartı olarak aranmamaktadır. Buna karşılık kasıt veya ihmal derecesinde kusurun
mevcut olması ve uğranılan zararın ispat edilmesi maddi tazminat istemine
ilişkin dava açılabilmesi için önkoşuldur. Maddi tazminat davasında davacı hem
fiili zararını hem de yoksun kalınan karını talep edebilir. Ancak haksız
rekabet sebebiyle açılacak olan tazminat davasında genel olarak zararın ispatı
ve hesaplanması güçlük arz etmektedir. Dolayısıyla tazminat olarak TTK m.
56/1-e’ nin sonunda yer alan hüküm çerçevesinde haksız rekabet neticesiyle
davalının elde ettiği menfaatin karşılığına hükmedilmesi de mümkündür.<a href="#_ftn12">[12]</a>
Elde edilen menfaat tutarının belirlenememesi halinde ise TBK m. 50
çerçevesinde hakim tarafından hakkaniyete uygun bir meblağa hükmedilecektir.</p>



<p>Önemle
belirtmek gerekir ki TTK m.56/1-c bendi uyarınca eski hale iade davasında talep
edilmesi halinde haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve
malların imhasına da hükmedilebilir. Eski hale iade davası kapsamında talep
edilebilen malların imhası oldukça ağır bir müeyyide olması sebebiyle TTK
m.56/2. fıkrasında belirtilen “müşteriler” yukarıda bahsedilen araç ve malların
imhasını talep edemezler.<a href="#_ftn13">[13]</a>
Son olarak eski hale iade davası ve bu dava kapsamındaki oldukça ağır bir
yaptırım olarak nitelendirilen imha talebi ile haksız rekabetin sonuçlarının ve
etkilerinin ortadan kaldırılması, haksız rekabet öncesindeki durumun iadesinin
sağlanması amaçlanmıştır.<a href="#_ftn14">[14]</a>
Ayrıca haksız rekabet sonucunda kişilik hakları ihlal edilen kişiler (gerçek
veya tüzel kişiler) uğradığı manevi zararın giderilmesi için TBK m. 58 uyarınca
manevi tazminat isteminde de bulunabilir.<a href="#_ftn15">[15]</a>
Haksız rekabetin haksız fiilin özel bir görünümü olduğu bahsiyle TTK’ da haksız
rekabete ilişkin boşluklar TBK’ da yer alan haksız fiil hükümleri ile
doldurulmalıdır.<a href="#_ftn16">[16]</a></p>



<p>TTK m.60
uyarınca haksız rekabet davaları bakımından bir ve üç yıllık zamanaşımı
süreleri öngörülmüştür:</p>



<p><strong><em>“V – Zamanaşımı</em></strong></p>



<p><strong><em>MADDE 60-(</em></strong><em>1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.”</em></p>



<p></p>



<p><strong>Başkalarının İş Ürününden Yetkisiz Yararlananın Cezai Sorumluluğu</strong></p>



<p>Haksız rekabet eylemleri sadece hukuki değil, cezai sorumluluk da doğurmaktadır. Nitekim TTK 62/a bendi uyarınca, TTK 55’de yazılı haksız rekabet fiilleri cezai müeyyideye tabi tutulmuştur. Hükmün (a) bendi uyarınca TK 55’de yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler bakımından fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, TTK madde 56 gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir alt bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. </p>



<p><strong><em>“I – Cezayı gerektiren fiiller</em></strong></p>



<p><strong><em>MADDE 62</em></strong><strong><em>–</em></strong><em>(1)a) 55 inci maddede
yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,</em></p>



<p><em>b) Kendi icap ve tekliflerinin
rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri,
ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi
verenler,</em></p>



<p><em>c) Çalışanları, vekilleri veya diğer
yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret
sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,</em></p>



<p><em>d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden,
işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada
cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili
önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler,</em></p>



<p><em>fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir
suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını
haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren
fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla
cezalandırılırlar.”</em></p>



<p>Yukarıda yer alan madde 55’e atıf doğrultusunda TTK madde 55/1.c bendi özelinde incelediğimizde, bu suç ile yasaklanan fiil başkalarının iş ürününden yetkisiz yararlanılmasıdır. TTK madde 55/1.c’de “özellikle” ibaresinden sonraki alt bentlerde “kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak”, “Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak” ve “Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak” fiillerine yer verilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da fiillerin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturup oluşturmadığıdır. Şayet fiil daha ağır bir suçu oluşturmakta ise, haksız rekabetten değil daha ağır olan suçtan dolayı ceza verilecektir. </p>



<p>Haksız
rekabet suçunun faili bakımından madde metninde özel bir belirleme
yapılmamıştır. Bu suç özgü bir suç değildir ve suçun faili herhangi bir kimse
olabilir. Kanunda bu suça ilişkin özel veya ayrık bir düzenlemeye yer
verilmediği için, tüzel kişiler bu suçun faili olamazlar. Zira ceza hukukunda
ancak gerçek kişiler fail olarak sorumlu olabilir. Bununla birlikte suçun
ticari bir şirketin faaliyetleri kapsamında işlenmesi halinde, tüzel kişiliğin
cezai sorumluluğuna gidilemez ise de tüzel kişilik bünyesinde bu fiili
işlenmesinde rolü bulunan kişilerin (örneğin şirketin imza yetkilileri, genel
müdür, yönetim kurulu üyeleri gibi) sorumluluğuna gidilebilecektir. Haksız
rekabet suçunun mağduru ise geniş anlamda toplumu oluşturan herkes; dar anlamda
ise, dürüstlüğe aykırı davranış ve uygulamalar ile zarara uğrayan tüzel
kişiler, tüketici ve müşterilerdir.<a href="#_ftn17">[17]</a> </p>



<p>Suçun manevi
unsuru ise TTK madde 62/1-a’da açıkça belirtildiği üzere kasttır. Ayrıca Türk
Ceza Kanunu’nun 22/1 maddesi “<em>Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça
belirttiği hallerde cezalandırılır.</em>” hükmünü amirdir. Bu doğrultuda TTK’nın
62. maddesinde suçun taksirli hali öngörülmemiştir. </p>



<p>Başkalarının iş
ürününden haksız yararlanmak suretiyle haksız rekabet suçu şikayet üzerine
soruşturulabilir ve kovuşturulabilir. Şikayet süresi TCK madde 73/2 uyarınca, zamanaşımı
süresini geçmemek koşuluyla şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim
olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.</p>



<p>Ceza Muhakemesi
Kanunu m.253/1-a uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı
suçlar uzlaşma kapsamındadır.&nbsp;
Dolayısıyla TTK m.62/1-a bendindeki başkalarının iş ürünlerinden
yetkisiz yararlanmak sebebiyle haksız rekabet suçu da şikayete bağlı bir suç
olduğundan uzlaşmaya tabidir. </p>



<p>Haksız rekabet
suçları için yukarıda da bahsedildiği gibi TTK kapsamında cezai müeyyide olarak
her bir fiil dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezası
öngörülmüştür. Tüzel kişiler bakımından ise, TTK m.63 uyarınca tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir
haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket
eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında
uygulanır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de
karar verilebilir. </p>



<p><strong>SONUÇ</strong></p>



<p>TTK madde
55/1-c çerçevesindeki düzenleme kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden
yetkisiz yararlanmalara karşı hukuki koruma sağlanma amacı söz konusudur. Bu
madde haksız rekabet hukukunu temellendiren emek ilkesinin geniş bir
uygulamasıdır. Söz konusu bent kapsamında öngörülen şartları ihtiva etmesi
halinde, her bir somut olaydaki muhtelif iş ürünü hüküm dahilinde
değerlendirilebilir. İş ürünlerinden yetkisiz yararlanmalar sonucunda meydana
gelen haksız rekabet neticesinde TTK madde 56’da yer alan davalar açılabilir,
haksız rekabet halleri için özel olarak düzenlenmiş olan TTK madde 61 uyarınca
“ihtiyati tedbir” talep edilebilir, HMK madde 400’de düzenlenen geçici hukuki
korumalardan biri olan “delil tespiti” yapılması istenebilir. Ayrıca iş
ürünlerine yönelik olan haksız rekabet fiilinin işlenmesi TTK madde 62/a bendi
uyarınca suç sayıldığından ceza davası açılabilir.</p>



<p>Konuyla ilgili diğer sorularınız için bizlerle
her zaman iletişime geçebilirsiniz.</p>



<p><strong><em>E-posta: info@turhanturhan.com</em></strong><br></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><a href="#_ftnref1">[1]</a>Prof. Dr. Abuzer Kendigelen, <strong> </strong>Yeni Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, On İki Levha Yayıncılık, Mayıs, 2016, s.79.</p>



<p><a href="#_ftnref2">[2]</a> Bkz. TTK madde 54-55 gerekçesi</p>



<p><a href="#_ftnref3">[3]</a> Bkz. TTK madde 55/1-c bendi
gerekçesi</p>



<p><a href="#_ftnref4">[4]</a> Botschaft
1983, BBI 1983 II, s.1069 (Naklen: Meliha Sermin Paksoy, Sözleşmeyi
İhlale Yöneltme, 1. Baskı, On İki Levha Yayıncılık, Ocak 2018, s.224).</p>



<p><a href="#_ftnref5">[5]</a> Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N. Füsun Nomer Ertan<em>, Ticari İşletme Hukuku</em>, 6. Baskı,
Vedat Kitapçılık, Eylül 2019,<em> s</em>.595.;
Füsun Nomer Ertan, Haksız Rekabet Hukuku, 1. Baskı, On İki Levha Yayıncılık,
Haziran 2016,1.Baskı, s. 318-319.</p>



<p><a href="#_ftnref6">[6]</a> M. Sadık Çapa, “Haksız Rekabet
Hukukunda Başkalarının İş Ürünlerinden Yetkisiz Yararlanma”, Ankara Baro
Dergisi, Yıl:2014, S: 2, s.365; Sami Karahan, Ticari İşletme
Hukuku, 25. Baskı, Mimoza Yayınları, Eylül 2013, s.233; ayrıca bakınız Yargıtay HGK. E. 1995/11-1037 K.
1996_206 T. 27.3.1996.</p>



<p><a href="#_ftnref7">[7]</a> Yargıtay 11. HD, T.11.02.2005, E.2005/609,
K.2005/1083.&nbsp; </p>



<p><a href="#_ftnref8">[8]</a> Ülgen,
Helvacı, Kaya,<em> Nomer Ertan</em>,
s.595; Füsun Nomer Ertan, s.317.</p>



<p><a href="#_ftnref9">[9]</a>
M. Sadık Çapa, s.367; Sami Karahan<strong>,</strong>s.235; Füsun Nomer Ertan, s. 321.</p>



<p><a href="#_ftnref10">[10]</a> Safiye Nur Bağrıaçık, Üretim ve İş Sırlarının Korunması, 1. baskı, On İki Levha
Yayıncılık, Aralık 2017, s.169.</p>



<p><a href="#_ftnref11">[11]</a> Arslan, <em>Nomer</em>, Ülgen, Helvacı, s.619-621.</p>



<p><a href="#_ftnref12">[12]</a> Yargıtay 11. HD T. 24.11.2016, E.2016/7139, K.2016/9125; Yargıtay 11. HD T. 19.3.2001, E.2001/44, K.2001/2072.</p>



<p><a href="#_ftnref13">[13]</a> Füsun
Nomer Ertan, s. 415.</p>



<p><a href="#_ftnref14">[14]</a> Arslan,
<em>Nomer</em>, Ülgen, Helvacı, s.606.</p>



<p><a href="#_ftnref15">[15]</a> Prof. Dr. İsmail Kayar, Ticari
İşletme Hukuku, 11. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Eylül 2018, s.297-299.</p>



<p><a href="#_ftnref16">[16]</a> Gönen Eriş, Ticari İşletme ve
Şirketler, 3.Baskı, Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2017, s.1110</p>



<p><a href="#_ftnref17">[17]</a>
Çetin Arslan, Didar Özdemir, “Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçu”, International
Conference On Eurasian Economies, 2016, Session 3B: Hukuk, s. 270 (Çevrimiçi: <a href="https://www.avekon.org/papers/1535.pdf">https://www.avekon.org/papers/1535.pdf</a>.)
</p>
<p>The post <a href="https://turhanturhan.com/2020/04/22/is-urunu-ve-baskalarinin-is-urununden-yetkisiz-yararlanmak-suretiyle-haksiz-rekabet-eylemleri/">İŞ ÜRÜNÜ VE BAŞKALARININ İŞ ÜRÜNÜNDEN YETKİSİZ YARARLANMAK SURETİYLE HAKSIZ REKABET EYLEMLERİ</a> appeared first on <a href="https://turhanturhan.com">Turhan &amp; Turhan</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
